
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtladı.
TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda Gazze ve Filistin’in yanı sıra Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge mesajlarının bulunduğunun hatırlatılmasının ardından temaslarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kurtulmuş, Türkiye olarak TÜRKPA’ya ve Türk Devletleri Teşkilatına çok önem verdiklerini belirtti.
Kurtulmuş, TÜRKPA’nın, parlamenterlerin yakın çalışma yapabilmeleri, ortak gündemin belirlenebilmesi ve bölgesel ve küresel sorunlara karşı ortak birtakım fikirlerin geliştirilebilmesi için son derece değerli, son derece özgün bir platform olduğunu dile getirdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TÜRKPA Genel Kurulu için gittiği Bişkek’te TRT Haber’in sorularını yanıtladı. ????”TÜRKPA bölgesel ve küresel sorunlara karşı fikirlerin geliştirilebilmesi için son derece değerli bir platform. Dünyadaki hatrı sayılır parlamenter asamblelerden birisi. https://t.co/zV9SgiWxpE
— TRT Haber Canlı (@trthabercanli) October 20, 2026
Yıllar içerisinde bu asamblenin çok daha güçlü, kuvvetli olması, dünyadaki hatırı sayılır parlamenter asamblelerden biri haline dönüşmesi temennisini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin bu her iki yapıya da fevkalade ciddi bir desteğinin bulunduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde 29-30 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirileceğini de anımsattı.
TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda yoğun bir gündem bulunduğunu ve başarılı bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Kurtulmuş, sadece üye ülkelerin değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi gözlemci ülkeler ve gözlemci uluslararası kuruluşların da bu toplantıda yer aldığını ifade etti.
Yıllardır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne karşı devam eden haksız uygulamaların, izolasyonların, diplomatik alanda çok ciddi ambargoların bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Ellerinden gelse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin nefes almasına bile müsaade etmeyecekler. Bu tür platformlarla biz de Kıbrıs’ın sürekli olarak hem bu ülkelerle ikili temaslarının hem de TÜRKPA gibi kuruluşlarla temaslarının çok değerli, anlamlı olduğunu düşünüyorum. Şuna da inanıyorum: inşallah yıllar içerisinde Kıbrıs’ın izolasyonu da sona erecek. Kıbrıs’a karşı uygulanan bu ambargolardan da bir şekilde vazgeçmek zorunda kalacaklar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de gerçekten güçlü bir devlet olarak orada varlığını sürdürecek.” diye konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin TÜRKPA Genel Kurulu’nda da gündeme geldiğinin ifade edilmesinin ardından Meclis’te kurulacak izleme komisyonuna ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:
“‘Terörsüz Türkiye meselesini niye TÜRKPA Genel Kurulu’nda konuştunuz?’ diyebilirsiniz. Başka uluslararası yerlerde de konuşuyoruz. Çünkü gördüğümüz, dünyada birçok yerde terör örgütleriyle devletler arasında yapılan müzakereler var ve bu müzakereler uzun yıllar almış. El sıkışıp ortak hareket etme kararı aldıktan sonra bile çok uzun yıllar süren tecrübeler var. Buradan baktığınız zaman Terörsüz Türkiye adı altında yürüttüğümüz faaliyetler ve özellikle TBMM’de komisyon marifetiyle gelişen süreç ve 10 Ağustos 2026’da 467 milletvekilinin ‘evet’ oyuyla kabul edilen yasa gerçekten fevkalade önemli.
Türkiye kendine özgü bir süreci yönetiyor. Bu, aslında Türkiye Modeli olarak artık dünyanın her yerinde anlatabileceğimiz bir model. Artık sonuçlarını da yavaş yavaş almaya başladığımız, ete kemiğe bürünmüş olan bir süreç. En kısa süre içerisinde de ümit ediyorum ki terör örgütü tamamıyla feshini gerçekleştirecek ve silahsızlanması temin edilecektir. Bundan sonra da adımların çok daha hızlı bir şekilde atılacağı aşikardır. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye meselesinin siyasi bir söz olmadığı, bir slogan olmadığı, bunun Türkiye’ye ve bölgeye büyük katkıları olan bir süreç olduğunu dünyaya anlatıyoruz. Özellikle çatışma çözümleri konusunu yakinen takip edenlerin nezdinde Türkiye, bu süreçte başarılı bir adım attı. Bunu uluslararası platformlarda da anlatmaya devam edeceğiz.”
Süreç kapsamında partilerle sürekli görüştüklerini dile getiren Kurtulmuş, “Komisyonda rapor, 50 milletvekilinin 47’sinin oyuyla kabul edildiyse, yasa da 467 milletvekilinin büyük katılımıyla kabul edildiyse bunda hiç şüphesiz bu parlamentoda yürüttüğümüz diyaloğa açık bir müzakere zemininin olmasıdır. Tabii fikirler karşılıklı olarak görüşülmeden nasıl olgunlaşacak? Fikirler olgunlaşmadan nasıl böylesine önemli bir konuda adım atılacak? Aslında bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de bir komisyon kurulacak, bunu da en kısa süre içerisinde tamamlarız.” ifadelerini kullandı.
“Burada Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlılığı fevkalade önemlidir”
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulu’na geleceğinin hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu’nun elinde birtakım araçların, argümanların olması gerektiğini, bu teklifin de bir an evvel yasalaşması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin, geçmiş dönemlerde buna benzer birtakım krizlerle karşılaştığını ama bu fon meselesinin, fonda parası olsun olmasın herkesi yakından ilgilendirdiğini ve Türkiye ekonomisine karşı güvenin artırılmasıyla ilgili bir mesele haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Burada Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlılığı fevkalade önemlidir. Hiçbir müsamahaya yer yoktur, olmamalıdır, kime gidiyorsa, kime uzanıyorsa… Milletin parasını bir şekilde haksız yere cebine indiren kim varsa bunların hepsinden hesap sorulması lazım. Öyle anlaşılıyor ki bunların bir kısmı bunu sistematik bir şekilde yapmışlar. Yani örgütlü bir yapılanmanın içerisinde gerçekleştirmişler. Bunları da devletin bütün kurumlarının ortaya çıkarması lazım. Bunu yapanların burunlarından fitil fitil getirilmesi gerekiyor. Bu kızgınlıkla söylenmiş bir laf değil, gayet sakin bir şekilde söylüyorum.
Bu, öyle bir şekilde müsamaha gösterilecek bir konu değildir, olmamalıdır. İnşallah en kısa süre içerisinde Türkiye bu fon meselesinden de kurtulacak. Kimlerin nerede suçu varsa, hatası varsa, günahı varsa, kimin ne şekilde ihmali varsa bunların hepsinin de bedelini ödemesi lazım ki böylece Türkiye’de ekonomiye duyulan güven tekrar güçlü bir şekilde tazelensin.”
